Ne Kadar Zaman Olmuş
Bu dünyaya ait olmadığımı düşünmelerim geçti. Derin düşünme günlerim sona erdi yani. Mutluluk ve mutsuzluk anlarımın ne kadar çabuk değişebildiğine şaşıyorum mesela şimdi de. Aslında yanlış söyledim, mutluluk mutsuzluğa hızla dönüşebilirken, içine düştüğüm mutsuzluktan kurtulmam zaman alıyor. Ve ben artık bundan bıktım. Yüzde yetmiş mutlu olacağım diye her gün o yüzde otuzluk mutsuzluğu yaşamaktan bıktım.
Kendimi her yönden, her kişi tarafından aldatılmış hissediyorum nedense. İçimde sakladığım, birilerine söylemem gereken şeyler var.
Söyleyeyim de kurtulayım,
söyleyeyim de insanlar bana hak versin,
söyleyeyim de yaptığım davranışlar mantıklı bir gerekçeye dayandırılsın.
Birileri beni anlasın artık. Bu yalnızlığa bir son versin biri. Biri beni dinlesin ve anlasın. Yargılamasın. Saçmaladığımı söylemeye çalışmasın. Çünkü saçmaladığımı söyleyince geçmiyor, saçmaladığımı söyleyince saçmaladığıma inanıp birden mutlu olmuyorum ki ben?
En kötüsü de; bir olayın ya da gördüğüm bir şeyin ardından, normal ve belki de mutlu bir moddayken aniden ağlama moduna düşmem. Kaynar sudan çıkardığın bir bardağa buzlu su koyarsan çatlar değil mi? Çatlar herhalde. E o zaman mutlu bir insan aniden üzüntü şokuna uğrayınca da çatlayabilir pek tabii... Çatladım artık ben.
Yorumlar
Yorum Gönder